IŞİD’e Sır vermeyen Ser Veren Öcalan Tutkunu Peşmerge

0
2.172 kez

Ankara’nın Hacıbayram Mahallesi’nde yaşarken IŞİD’e katılan ve farklı aralıklarla toplam dokuz ay boyunca İslam Devleti için savaşan C.A., Irak ve Suriye’de yaşadıklarını Birgün’den Doğu Eroğlu’na anlattı.

 

Doğu Eroğlu’nun IŞİD’li C.A. ile yaptığı söyleşinin ilgili bölümü şöyle:

Kelle kesme olayı nerede, hangi şartlarda yaşandı?


Irak’taki Ninova vilayetinde, Sultan Abdullah’ta oldu. Ama Allah için yalan yok, adamın avına düştüm. Gece vakti, nöbet yerindeyim. Peşmergeyi gördüm. Yavru geziyor! Arkadaşıma, “Bir şey olursa, yani avı önüme düşüremezsem, ben dahi olsam vur” dedim. O nöbet yerinden beni izliyor, telsizle haberleşiyorduk. Doçka’yı benim gittiğim yere çeviriyor. Onun da bir mermisi var, sıktığın insan ortadan ikiye yarılır! Peşmerge geldi, geldi, geldi… Onu da Allah çıkarttı karşıma. Silahıyla hedef aldı ama kendisi de Bixi’nin hedefinde; bir şey olsa ikisi de dayanacak silaha. Adamın arkasından dolaşıp yakaladım; gözünü ve ellerini bağladım. Şans eseri aldım. Aldım getirdim, bir bayram havası! Bizimkiler beni birbirlerine övüyor. Her babayiğidin harcı değil sızma yapıp adam almak!

 

‘Ölü görmek normal bir şey gibi geliyor’

Esirle ilgili nihai karar nasıl alındı?


Emir (Komutan) dedi ki, “Bunun hükmü sensin.” Önce dinimi tebliğ etmemi, kabul etmezse kafasını kesmem gerektiğini söyledi. Adama konuşuyorum, “Bak kardeşim, Hakk yolu budur, senin yolun yanlış” diye. “Yok” diyor! İki saat konuş, konuş, konuş… Artık ben bıktım. Emir’e, “Yapabileceğim bir şey kalmadı, bir de siz konuşun” dedim. Kadı geldi, bir de o tebliğde bulundu. Peşmerge kadıyı da ciddiye almayıp güldü, “Sizin hükmünüz geçmez, konuştuklarınız bana bedava gelir” dedi. “Ulan boynun gidecek, kabul et” diyorum, “Yok” diyor. Acıdım. Aslında Rabbim, “Kanunlarımı uygularken acımayın” diyor. Rabbimden merhametli biri değilim ben, Rabbimin acımadığına ben niye acıyayım? Vallahi de istemiyordum kafasını kesmek. Tamam, ateş edeyim… Sonunda Emir geldi, “Bu senin, keseceksin” dedi. “Ben kesemem. Davar, tavuk mu keseceğim?” dedim. Emir bu defa kızdı, “Kabul etmezsen ismin ajana çıkar” dedi. “Emre itaat Resul’e itaattır, Resul’e itaat Allah’a itaattır” diyor. Mecbur keseceksin… Arkadaşlarıma dönüp baktım, kabul ettim. Halkın içine götürdük, beremi taktım yüzüme. Kestim…

 

Esirinize dair bazı şeyleri hatırlıyor musunuz? İnfaz sizi etkiledi mi?


 

Peşmerge’den olduğu için Kürt’tü. Çevirmen aracılığıyla konuşuyorduk. Kolunda Abdullah Öcalan’ın dövmesi vardı. Hatta, “Öleceğimi bile bile kaç yıldır bu örgütün içerisindeyim. Öleceğim ama gözüm açık gidecek, bir tek Öcalan’ı görebilmiş olmayı istiyordum” dedi. Adamın ismini de öğrenmiştim ama şimdi hatırlayamıyorum. Kerküklüydü. Sonrasında 10-15 gün kendime gelemedim, uyuyamadım. Tavuğun kıymeti vardı da insanın kıymeti yoktu orada. İnsan ölüsü görmekten artık normal bir şey gibi geliyordu bize. Savaştasın ama. Ya kâfir seni vurur ya sen kâfiri vurursun…

HENÜZ YORUM YOK

CEVAP VER