Can Dündar Ethem Sancak’a Göndermede Bulundu

1
863 kez

İlerde basın tarihini yazanlar, ülke kan gölüne döndüğü bu dönemde, neden gazetelerin çoğunun bu haberleri gizlemeyi tercih ettiğini araştıracak.
Televizyonların haber bültenlerine, gazetelerin birinci sayfalarına bakacaklar ve devlet büyüklerinin kurusıkı demeçleri dışında bir şey bulamayacaklar. Silahların neden yeniden konuşmaya başladığına dair ciddi bir analiz ya da bölgede neler yaşandığına dair ayrıntılı izlenimler göremeyecekler.

Başbakan mı durdurdu?
Belki o zaman, Başbakan Davutoğlu’nun geçen hafta gazetelerin genel yayın yönetmenleriyle yaptığı toplantının tanıklarına başvuracaklar.
“O toplantıda Başbakan, sizden ne rica etti” diye soracaklar.
Ve orada “terör haberlerine, şehit cenazelerine geniş yer vermeyin. Kamuoyunu tedirgin etmeyin. Bazı sözcükleri kullanmayın” “rica”sının iletildiğini öğrenecekler. Bu “rica”ları izleyen günlerdeki sayfaları inceleyince bir dönem medyanın nasıl çalıştığını anlamış olacaklar.
Cumhuriyet’in kıymeti de o zaman daha iyi anlaşılacak.

Vicdanda adalet
Her hükümet, siyasi yenilgilerinin görmezden gelinmesini isteyebilir.
Nitekim Erdoğan hükümeti de Ekim 2011’de gazetelerin patron ve yöneticilerini toplayıp, terör haberlerini büyütmemelerini, kendilerine destek vermelerini istemişti.
Bunlar olur.
Ama basının -birkaç istisna dışındaneredeyse tamamının bunu emir telakki etmesi, bir “rica” ile esas duruşa geçmesi, gerçeği gizlemesi, az rastlanan bir durumdur.
Cumhuriyet olarak biz, bu kritik dönemde, hep gerçeğin ve barışın safında olmaya özen gösteriyoruz. Kışkırtmayan, çarpıtmayan ama saklamayan bir çizgiyi savunuyoruz.
Acıları yarıştırmıyoruz.
Herkesin kendi kaybına ağladığı bir kutuplaşma devrinde, Suruç katliamında can verdikten sonra üniversiteyi kazandığı anlaşılan Ece’nin acısını, babasıyla telefonda konuşurken şehit edilen Ziya Çavuş’un acısından ayırmadan işliyoruz.
Barışın yolunun da bu vicdan adaletinden geçtiğine inanıyoruz.

Aşkın gözü kör mü acaba?
Cumhuriyet’i “Alo Fatihhatlı gazetelerle karıştırıp telefonla “Zergene’yi vermeyin”, “O fotoğrafları sitenizden kaldırın” yollu uyarılar yapanlar, gerekli cevabı alıyor.
Çizgimizi ne Başbakan’ın “rica”ları değiştirebilir, ne bu tür telefon uyarıları, ne de yandaş basının tehditleri…
Cumhurbaşkanı’na aşkını ilan eden bir işadamının gazetesi dün, Almanya’da devlete ait gizli belgeleri yayımlayan gazetecilerin vatana ihanetten soruşturmaya uğradığına dikkat çekip bizim neden yargılanmadığımızı manşetten soruyordu.
Aşk, gözü kör edebiliyormuş hakikaten…
Dedik ya, her ülkede iktidarlar kirli çamaşırlarını, “gizli” damgasıyla perdelemek ister, ama gazete patronlarının parti liderleriyle aşk yaşamasının uygunsuz bulunduğu ülkelerde gazeteler, devletin değil, haberin safında durur. Resmi gazete değillerse, hiçbir “gizli” damgasının, illegal operasyonları örtmeye yetmeyeceğini bilir. Asıl vatana ihanetin, Meclis’ten, kamuoyundan habersiz kirli işler çevirmek olduğunu dillendirir.

Sabah-akşam demeden
Biz, hiçbir güç odağıyla aşk ilişkisi içinde olmadığımızdan sabah-akşam demeden, ricalara, uyarılara, tehditlere kulak asmadan, korkmadan gazetecilik yapabiliyoruz.
Hepinize iyi haftalar!

 

1 YORUM

  1. Şems’in gadrine uğrayanlara Saray nezdinde iade-i itibar
     
    A330’un Uzakdoğu gezisinde çok dikkati çeken bir gazeteci daha vardı.
    Star gazetesinin eski genel yayın yönetmeni Yusuf Ziya Cömert.

    * * *

    Şems Ethem, Star ve Akşam grubunu tekrar satın aldıktan sonra 3 yöneticinin işine son vermişti.
    Bunlar Star Medya Grubu’nun başkanı Mustafa Karaalioğlu, Star Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Yusuf Ziya Cömert ve Akşam Gazetesi Genel Yayın Yenetmeni Mehmet Ocaktan.
    Şems Ethem ayrıca Nihal Bengisu Karaca ve Ali Bayramoğlu’nun televizyondaki programına da son vermişti.
    Şimdi son bilançoya bakınca şöyle bir tablo önümüze çıkıyor.
    -Şems Ethem’in işten çıkardığı Yusuf Ziya Cömert ile Nihal Bengisu Karaca, A330 kadrosuna alındı.
    -Mustafa Karaalioğlu, Saray’a davet edilerek iade-i itibar yapıldı.
    -Ali Bayramoğlu yeniden göze girdi.
    -Bu arada bir başka sürpriz de Star gazetesinin epeydir cezalı yazarı Halime Kökçe’nin de son gezide A330 kadrosuna alınmasıydı.
    * * *

    Bütün bunlar şu sonuca gidiyor:
    Şems Ethem medyasının gadrine uğrayanlar Saray nezdinde yeniden yükselişe geçti…

    Huriyyet – ertuğrul ozkok

CEVAP VER