’90’ların kontra uygulamaları yasal hale getirildi’

0
782 kez

AKP’nin daha önce çıkardığı “polis yasası” ve en son İçişleri Bakanlığı’nın yönetmenliğinde yaptığı “OHAL” düzenlemeleri ile Türkiye’yi büyük gözaltı toplumu haline getiren düzenlemelerine tepkiler sürüyor. Yapılan düzenleme ile “muhalefetin tümüyle baskılanmak” istendiğini belirten Özgürlükçü Hukukçular Derneği Ankara Şubesi Eşbaşkanı Serbay Köklü, “Demokratik haklarını talep etmek isteyen ve bu çerçevede sokağa çıkan kitleye eli silah tutan tüm devlet görevlileri istediği gibi davranabilir duruma getiriliyor” sözleriyle katliam uyarısında bulundu. Köklü, ayrıca 1990’lı yıllarda yasadışı kontra uygulamaları tarafından gerçekleştirilen katliamların bu tür düzenlemeler ile “yasal hale” getirildiğini söyledi.
Kürdistan ve Türkiye’nin birçok yerinde muhalif kesimleri karşı gözaltı, tutuklama ve katliamlar ile sindirmeye çalışan AKP hükümeti, bunun alt yapısını hazırlayan ve toplumda “polis yasası” olarak bilinen İç Güvenlik Paketi’nin ardından değişiklikler yaptı. Polise doğrudan öldürme yetkisi veren, vali ve kaymakamları yargı mekanizması yetkileriyle donatan ve bütün itirazlara rağmen yapılan düzenlemeler ile birlikte “savaş konsepti” devreye girdi.

AKP hükümeti 7 Haziran’daki seçim yenilgisinin ardından devreye soktuğu “savaş konseptini” de söz konusu düzenlemeler üzerinden hayata geçirmeye başladı. Kamuoyunda “OHAL Yönetmeliği” olarak adlandırılan İçişleri Bakanlığı, “Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’nun uygulanması yönetmenliğinde” yaptığı değişiklik ve sonrasında yaşanan gelişmelere hukukçular tepki gösteriyor.

‘Yasa çıkartma yetkisi kalmayan AKP yönetmenlikler çıkartıyor’

Özgürlükçü Hukukçular Derneği Ankara Şubesi Eşbaşkanı Serbay Köklü, “Uygulama yönetmenliği olarak nitelendirilen bu antidemokratik uygulama 1980 darbesinden bu yana uygulanan antidemokratik bir yöntemdir” diye konuştu. Yönetmenliğin kaldırılması için demokratik kamuoyunun Anayasa Mahkemesi, AİHM gibi pek çok yere başvuruda bulunulduğunu hatırlatan Köklü, AKP hükümetini antidemokratik tutumlarından vazgeçmeye çağırdı. Temel hak ve özgürlüklerin kanunla meclis kontrolünde düzenlendiğini belirten Köklü, “7 Haziran seçimleri ile birlikte tek başına kanun çıkartma yetkisi alamayan hükümet, baskıcı otoriter yönetmenlikler ile bu işi yürütmek istiyor” dedi.

‘Muhalefet polisin namlusunun ucunda’

Kamuoyunun tepkilerine rağmen yürürlüğe giren güvenlik paketini hatırlatan Köklü, yönetmenliğin yapılan yasal düzenleme ile birlikte değerlendirildiğinde “muhalif kesime doğrudan müdahale etme yetkisi” verildiğini belirterek, söz konusu uygulamaların Kenan Evren’in çıkarttığı yasaların devamı olduğuna dikkat çekti. Köklü, bu yasaları uygulamaya çalışan hükümeti de Kenan Evren gibi bir son beklediğini söyledi. Köklü, yönetmenlik ile birlikte demokratik bir talep olan basın açıklamasına bile polisin doğrudan müdahale etme yetkisini verildiğini söyledi.

‘Katliamların önü açıldı’

Köklü, dağların bombalandığını, ormanların yakıldığını ve birçok yerde insanların katledildiğine değinerek, düzenlemelerin, “yaşananlara karşı tepki göstermek isteyen insanlara karşı” çıkarıldığını ve toplumsal muhalefeti baskılamayı amaçladığını söyledi. Yasa ve yönetmenlikler ile katliamların önünün açılmak istendiğini belirten Köklü, “Demokratik haklarını talep etmek isteyen ve bu çerçevede sokağa çıkan kitleye elinde silah bulunan tüm devlet görevlileri istediği gibi davranabilir duruma getiriliyor” uyarısında bulundu.

‘Düzenleme işkencecilere de güç veriyor’

Köklü, çıkartılan bu yönetmenlik kamu görevlilerinin yaptıkları eylemlerden dolayı hesap verme durumunun tümüyle ortadan kaldırıldığını belirterek, “Yani devlet istediği gibi halkı katletme yetkisini almış olacak. Çünkü bir basın açıklaması, anında yasadışı ilan ediliyor ve burada vurulma yetkisi veriliyor” dedi. Köklü, Şırnak’ın İdil ilçesinde işkence edilerek gözaltına alınan ve çıkarıldığı mahkemece tutuklanan Deniz Sürgüt için İstanbul Adliyesi önünde ÖHD’li avukatlar tarafından yapılan basın açıklamasına polisin hiçbir gerekçe göstermeden saldırdığını hatırlatarak, “Eskiden basın açıklamasında en azından bilgilendirilerek saldırıyorlardı, şimdi ise bilgi vermeden saldırıyorlar” şeklinde konuştu. Yüksekova’da polisler tarafından işçilere yönelik gerçekleştirilen işkence görüntülerine de değinen Köklü, “Bu işkenceleri gerçekleştirenler bu yasadan güç alıp bunları yapıyor” dedi.

‘Bu tür yasaların ters teptiğini tarih bize gösteriyor’

Köklü, “1990 şöyle bir durumu vardı yasadışı kontra uygulamalar ile bir katliamlar gerçekleştiriliyordu, şimdi ise bunun yasal çerçevede yapılmasının önü açılıyor. Sokağa çıkan her eylemciye karşı devletin silah kullanma yetkisi veriyor” diye konuştu. Köklü son olarak çıkan yasalara karşı demokratik çerçevede mücadelelerini sürdüreceklerinin altını çizerek, “Bu tür yasaların ters teptiğini tarih bize gösteriyor” dedi.

HENÜZ YORUM YOK

CEVAP VER