Diyarbakır’da barış yürüyüşüne polis engeli

2
653 kez

Diyarbakır’da polis engeliyle karşılaşılan barış yürüyüşünde konuşan HDP Diyarbakır Milletvekili Sibel Yiğitalp, “Bu savaş halkların değil iktidar sevicilerin savaşıdır” diyerek, birilerinin başkanlık sevdası uğruna gençlerin ölümlerine müsaade etmeyeceklerini vurguladı.

Diyarbakır’da DBP ve HDP il örgütleri tarafından AKP’nin savaş politikalarına karşı barış talebiyle gerçekleştirilmek istenen yürüyüş valiliğin yasak kararına takıldı. Yürüyüş için aralarında HDP milletvekilleri Sibel Yiğitalp, Çağlar Demirel ve Meral Danış Beştaş, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Gültan Kışanak, ilçe belediye eşbaşkanlarını, HDP, DBP’li yöneticiler ve STÖ temsilcilerinin de bulunduğu yüzlerce kişi artan savaş hareketliğine karşı barışı haykırmak için Koşuyolu Parkı’nda bir araya geldi. Kitlenin toplanmaya başlamasından kısa bir süre sonra parkın dört bir yanı zırhlı araç ve çevik kuvvet polisleriyle sarıldı. İstasyon Meydanı’na doğru yürüyüşe geçen kitlenin önü kısa bir süre sonra polis barikatıyla kesildi. Polis barikatıyla karşılaşan kitle yürüyüşe devam ederek, kenttin işlek caddesi olan Sunay Caddesi’ne geçti. Burada da polis barikatıyla karşılan kitle “Sana savaş yaptırmayacağız”, “Sizin için de barış istiyoruz”, “Katil devlet hesap verecek”, ve “Katil Erdoğan” sloganları ve alkışlarla polisin bu tavrını protesto etti. Polisler valilik talimatıyla yürüyüşe izin verilmeyeceğini söyledi. Uzun süren görüşmeler de sonuçsuz kalınca kitle bu kez DBP il binasına doğru yürüyüşe geçti. Ancak bir süre sonra tekrardan kitlenin çevik kuvvet polislerinin oluşturduğu barikatla kesildi. Yürümekte kararlı olan kitle bu barikatı aşıp Turgut Özal Bulvarı üzerinde yürüyüşünü barış istemli sloganlar eşliğinde sürdürdü. 

‘AKP savaşla Kürt halkının kazanımlarına saldırıyor’

DBP il binasının önünde son bulan yürüyüşün ardından ilk olarak DBP Diyarbakır İl Eşbaşkanı Ali Şimşek konuştu. Şimşek, başta Kobanê ve 7 Haziran seçimlerinde elde edilen zafer olmak üzere Kürt halkının 2015 yılı içerisinde elde ettiği kazanımlara dikkat çekerek, AKP’nin savaş politikalarıyla bu kazanımlara boşa çıkartmak istediğine işaret etti. 

‘Kirli savaşa karşı duracağız’

Şimşek, Kürt halkına dönük saldırıların ve bu savaş politikalarının kabul edilemez olduğuna vurgu yaparak, “Her gün gençlerimizin katledilmesine izin vermeyeceğiz. Bunların önünü tutacağız. Savaş dayatmalarını hiçbir şekilde kabul etmeyeceğiz. Sonuna kadar kendimizi ve halkımızı savunarak bu kirli savaş politikalarının karşısında duracağız” diye konuştu. 

‘Kürde saldıranlar katil olarak tarihe geçecek’

Kürt halkının kazanımlarını saldırılarla boşa çıkartmak isteyenlerin dönüp tarihe bakmasını isteyen Şimşek, “Kirli saldırılar karşısında dün olduğu gibi bugün de tarihi duruşumuzu sergileyeceğiz. Dün Kürt halkının katlederek, bitirmek isteyenler tarihe katil olarak geçti. Bugün bunu tekrar yapmak isteyenlerde tarih yapraklarına katil olarak geçecektir” dedi. 

Şimşek’in ardından konuşan HDP Diyarbakır Milletvekili Sibel Yiğitalp ise ölümler olmasın diye alanlarda olduklarını ancak barış taleplerinin dahi engellerle karşı karşıya kaldığını söyledi. Yiğitalp, seçim süreciyle başlayan saldırıların seçimden sonra da savaş isteyen kesimlerce sürdürülmek istendiğine dikkat çekerek, “40 yıldır devam eden savaşın bir tek çözümü vardır oda barış. Barış için Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan üzerindeki tecridin bir an önce kaldırılması ve derhal müzakerelerin başlaması gerekiyor” ifadelerini kullandı.

“Bu savaş halkların değil iktidar sevicilerin savaşıdır” diyen Yiğitalp, birilerinin başkanlık sevdası uğruna gençlerin ölümlerine müsaade etmeyeceklerini söyledi. 

Konuşmaların ardından her akşam olduğu gibi bu akşam da saatler 20.00’ı gösterdiğinde il binası ve konuşmaların yapıldığı otobüs üzerinden yüzlerce kişi gürültü eylemi yaparak, AKP’nin savaş politikalarına karşı ses çıkardı. Bu sırada çevredeki evlerde yaşayan yurttaşlar da dakikalarca evlerinin ışıklarını yakıp söndürerek, eyleme destek verdi.

diha

2 YORUMLAR

  1. Bence Kürtler bagimsiz devlet istiyorlarsa güney dogunun bir parcasi (büyüklügü müzakerelerle belirlenir), ama verildikten sonrada TC’de yasayam Kürtler TC’yi terk etmesi gerekir. Cünkü ikisinin birden olmasi mümkün degil, yani hem bati’da yasayan Kürtler TC’de kalacak hemde güney doguda bir bagimsiz Kürt devleti olacak. Umarim tüm Kürtler bunun bilincindedir.

  2. bağımsız devlet mi? yoksa yeni esitcil anayasa mi…lütfen anket yapın….ama istanbul ankara izmir Adana Mersin vs burdaki insanlar Kürtler ne olcak..kimin çocuğu Türk ile evli kimi Türk gelin almış…nice kurt is adamı büyük şehirlerde….kimin hastası çapa da cerrah paşa da Hacettepe tedavi oluyor…Bu kadar üniversite okuyan kurt genci var ne olcak…yaa bu en basit eşya bile istanbuldan geliyor…Bu ne olacak….

Tanriverdi için bir cevap yazın İptal