Cumartesi Anneleri: Çekin kirli ellerinizi evlatlarımızın yaşamından

0
281 kez

Cumartesi Anneleri/İnsanları 543. buluşmalarında 23 yıl önce Şırnak’ta gözaltında kaybedilen Mehmet Ertak’ın akıbetini sordu.

Cumartesi Anneleri/İnsanları, Galatasaray Meydanı’nda 543. buluşmalarında 18 Ağustos 1992’de Şırnak’ta gözaltında kaybedilen maden işçisi Mehmet Ertak’ın akıbetini sordu.

Bu haftaki buluşmaya Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu ve Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu da katıldı.

Eylemde ilk sözü HDP’li Ali Kenanoğlu aldı. Yeniden zulmün, gözyaşının olduğu günlerin yaşandığını belirten Kenanoğlu, “İnanıyoruz ki halklar ve inançlar yine bu ülkede onun kan ve gözyaşıyla çıkar sağladığı hesaplarını gerçekleştirmesine izin vermeyecek” dedi.

’33’ü sivil 198 kişi öldürüldü’

CHP’li Sezgin Tanrıkulu da Türkiye İnsan Hakları Vakfı’nın (TİHV) 18 Temmuz- 26 Ağustos arasında yaşanan hak ihllalerine ilişkin verilere paylaştı.

“33’ü sivil 198 kişi öldürüldü, 413 kişi ağır yaralandı, bin 896 kişi gözaltına alındı, 412 kişi tutuklandı, 29 kişi yargısız bir şekilde infaz edildi, 1 kişi gözaltında öldürüldü, 3 kişi faili meçhul cinayete kurban gitti.

“İşte tamda bu nedenle, bu meydandan daha güçlü barışı savunmalıyız. Onlara bu savaşı yaptırmayacağız.”

‘Babamın kaybedildiği yaşa geldim’

Mehmet Ertak’ın eşi Emine Ertak’ın eyleme yolladığı mektup okundu.

Üçüncü kez Galatasaray’a geldiğini söylen Ertak’ın oğlu Serhat Ertak da, babası kaybedildiği zaman kendisinin 6 yaşında babasının ise 32 yaşında olduğunu dile getirerek, “Ben babamın kaybedildiği yaşa geldim. Biz sadece babamın kemiklerini istiyoruz” dedi.

‘Artık yeter!’

Haftanın basın açıklamasını İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesi Gözaltında Kayıplara Karşı Komisyon’u adına Özlem Dalkıran okudu.

“Yine kentler ablukaya alındı, JİTEM yöntemleri devreye sokuldu, evler bombalandı, insanlar öldürüldü, keskin nişancılar insan avına çıktı, ormanlar yakıldı, insanlar yerinden edildi, ölü bedenler hayasızca teşhir edildi.

“Yine, asker, polis, gerilla cenazelerinde Türkçe-Kürtçe ağıtlar birbirine karıştı. Artık yeter! Bu haksız, hukuksuz, adaletsiz düzeniniz sürsün diye tek bir evladımızın bile ölmesine rıza göstermeyeceğiz. Çekin kirli ellerinizi evlatlarımızın yaşamından. Çekin kirli ellerinizi evlatlarımızın tabutlarından.”

Dalkıran daha sonra gözaltında kaybedilen Mehmet Ertak’a ilişkin bilgiler verdi:

Mehmet Ertak’a ne oldu?

“32 yaşındaki dört çocuk babası Mehmet Ertak, Şırnak’a bağlı  Rezuk Mezrası’nda yaşıyor, Şırnak’taki kömür ocağında işçi olarak çalışıyordu. Kardeşi dağa gittiği için tüm aile yoğun baskı ve tehdit altındaydı. Mehmet Ertak iki kez gözaltına alındı, ağır işkence gördü.

“18 Ağustos 1992 tarihinde dönemin Şırnak tugay komutanı Tuğgeneral Mete Sayar’ın emriyle askerler Şırnak’a ağır silahlar ile saldırdı, günlerce süren bu saldırıda evler yakıldı, yıkıldı,  insanlar öldürüldü. Dönemin Şırnak ValisiMustafa Malay, daha sonra o günler için “Çok kişi hayatını kaybetti. Sayılacak gibi değil. Asker, yaşlı insanları, çocukları öldürdü.” dedi.

“Şırnak katliamı başladığında Mehmet Ertak, çalıştığı Şırnak’taki kömür ocağında diğer işçilerle birlikte mahsur kalmıştı. İşçiler işyerinden 20 Ağustos 1992 tarihinde ayrılabildi. Mehmet Ertak ailesinin durumunu öğrenmek için Şırnak’a doğru yola çıktı. İçinde bulunduğu araç kontrol noktasında resmi giyimli polislerce durduruldu. Kimlik kontrolü sonrasında gözaltına alınarak Şırnak Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü. Üç kişi onu gözaltına alınırken gördüğüne, altı kişi de onu gözaltında işkencede gördüğüne tanıklık etti.

“Baba İsmail Ertak savcılığa başvurdu, tanıklar gördüklerini savcıya anlattılar. Olay soru önergeleriyle Meclis’e taşındı. Buna rağmen, ailenin yaptığı tüm başvurular sonuçsuz kaldı. Mehmet Ertak’ın gözaltına alındığı inkar edildi.

“İç hukukta sonuç alınamayan dosya AİHM’e taşındı. AİHM,  Mehmet Ertak’ın gözaltında ölümünden ve bedeninin kaybedilmesinden Hükümetin sorumlu olduğu ve buna Devlet yetkililerinin neden olduğu sonucuna vararak Türkiye’yi oy birliği ile mahkum etti.

“Ertak’ın kaybedilmesinden Şırnak Emniyet Müdürü Necati Altuntaş, TMŞ Müdürü Mehmet Kaplan, Şırnak Tugay Komutanı Mete Sayar ve OHAL Valisi Ünal Erkan, dönemin Başbakanı Süleyman Demirel, İçişleri Bakanı İsmet Sezgin, Genel Kurmay Başkanı Doğan Güreş, Jandarma Genel Komutanı Eşref Bitlis, Emniyet Genel Müdürü Yılmaz Ergün, MİT Müsteşarı Teoman Koman sorumlu.”

imc

HENÜZ YORUM YOK

CEVAP VER