MAZLUMDER Diyarbakır Şubesinden Ateşkes Talebi

0
287 kez

MAZLUMDER Diyarbakır Şubesi her iki tarafa da çağrıda bulunarak daha fazla can kaybının yaşanmaması adına ateşkes ilan edilmesini istedi. İşte MAZLUMDER’in çağrısı:

 

27 Ağustos 2015’de Cizre’de sabah saatlerinde PKK tarafından Nur Mahallesi’nde yer alan Garnizon Komutanlığı nizamiyesine yapılan roketatarlı ve silahlı saldırı sonucu çıkan çatışmada sağlık çalışanı Eyüp ERGEN (27), DEDAŞ işçisi Mesut SANRI (39) ile 7 yaşındaki Baran ÇAĞLI ve 10 yaşındaki Emin YANAŞ isimli sivil kişiler yaşamlarını yitirmişlerdir. Eyüp ERGEN’in öldürüldüğü noktaya gelen sağlık ekiplerine güvenlik güçlerinin bulunduğu yerden ateş açıldığı kamera görüntüleri ve görgü tanıklarının ifadeleriyle doğrulanmıştır. 7 yaşındaki Baran ÇAĞLI’nın roketatarın yıktığı duvarın altında kalarak yaşamını yitirdiği iddiası ile beraber otopsisine giren Dr. Şemsettin KOÇ, ÇAĞLI’ nın kafasında sol kulağının altından girerek, sağ kulağının altından çıkan bir kurşun izinin varlığını belirtmiştir.

Aynı tarihte Erzincan-Kemah karayolunda geçişleri durdurarak kimlik kontrolü yapan PKK mensupları, bir tır ile bir ticari aracı ateşe vermişlerdir. PKK mensuplarının durmayan bir araca ateş açmaları sonucunda ise 60 yaşındaki Makbule VURAL yaşamını yitirmiştir.

28 Ağustos akşamı Mardin’in Kızıltepe ilçesinde bir üst geçidin altına PKK mensupları tarafından yerleştirilen el yapımı patlayıcının Çevik Kuvvet Şubesine ait  zırhlı otobüsün geçişi sırasında infilak ettirilmesi sonucu 10 polis ve 14 sivil yaralanmıştır.

30 Ağustos günü Diyarbekir’in Silvan ilçesinde PKK mensupları tarafından baraj emniyetini sağladığı anlaşılan güvenlik güçlerine görev dönüşü pusu kurulmuş, askeri aracın geçtiği güzergâhta yola döşenen mayının uzaktan kumandayla patlatılması sonucunda 13 yaşındaki Fırat SIMPİL adlı çocuk hayatını kaybetmiş, bir belediye işçisi de yaralanmıştır.

Aynı tarihte saat 13.30-14.00 saatleri arasında Diyarbekir’in Kayapınar ilçesinde yapılan silahlı bir saldırı sonucunda ise 2 trafik polisi yaşamını yitirmiştir.

31 Ağustos günü Şırnak’ın Silopi ilçesinin Karşıyaka Mahallesi’nde güvenlik güçleri ile PKK mensupları arasında gece saatlerinde çıkan çatışmada evinin balkonundaki Fatma AY ÖKTEN (55) kendisine isabet eden kurşunla yaşamını yitirmiştir. Annesinin vurulduğunu görüp balkona koşan kızı Berfin ÖKTEN (17) ise omzundan vurularak yaralanmış, anne ve kızın hastaneye yetiştirilmesi için olay yerine giden aile yakınları zırhlı polis aracı tarafından açılan ateşe maruz kalmışlardır.

Yine 31 Ağustosta gece saatlerinde Diyarbakır’ın Kulp ile Lice ilçesi arasındaki karayolunu Yapraklı Köyü yakınlarında yolu kesen silahlı bir grup PKK’li, görünce aracını durdurmayan Kulp İlçesi Toplum Sağlık Merkezi’nden sorumlu doktoru Abdullah BİROL, açılan ateş sonucu hayatını kaybetmiştir.

MAZLUMDER olarak yapılan saldırı ve çatışmalarda yaşamını yitirenlerin aileleri ile yakınlarına başsağlığı ve yaralılara şifa dileriz. Çatışmaların sivil yaşam alanlarına taşınmış olması, sivillerin temel insan haklarının ihlal edilmesine sebep olmuştur. Sivillerin, hangi tarafın kurşunlarıyla yaşamlarını yitirdiklerinin bile tespit edilmesinin oldukça zorlaştığı bu ortam hayatın olağan akışını engellemekte, geleceğe dair umutları bitirme noktasına getirmekte ve biz insan hakları savunucularını fazlasıyla kaygılandırmaktadır. Gerçekleşen her ölüm ve yaralanma yeni bir nefreti ve şiddet dalgasını beslemekte toplumları ayrıştırmaktadır.

Meydana gelen sivil ölümler hangi tarafın silahıyla gerçekleşmiş olursa olsun kınıyor, derhal çatışmaların sivil yaşam alanlarından çıkarılmasını talep ediyoruz. Ayrıca 27 Ağustos 2015 günü Cizre’de ve 31 Ağustos günü Silopi’de meydana gelen sivil ölümleriyle ilgili ortaya çıkan görüntü ve görgü tanıklarının iddialarını da kapsayacak bir araştırma yapılması, balistik raporlarının açıklanması ve sorumlular hakkında adli soruşturma açılması gerekmektedir.

Silvan’da Fırat SİMPİL’in ve Erzincan’da Makbule VURAL’ın, Abdullah BİROL’un en temel hakkı olan yaşam hakkını elinden alan saldırıları ve Kızıltepe’de sivilleri de hedef alan saldırıyı açıkça kınıyor ve hiçbir mazeretin bu sorumsuz saldırılara gerekçe yapılarak saldırıları meşrulaştırmayacağını ifade ederiz. Önceki çağrılarımızda da defalarca belirttiğimiz üzere meydana gelen çatışmaların sivillerin yaşam alanlarında sürdürülmesinin, sivil can ve mal kayıplarını kaçınılmaz kıldığı gerçeği gözden uzak tutulmamalıdır. Bu anlamda sivillerin can ve mal güvenliğini hedef alan bu ve benzeri saldırıları uluslararası hukuk tarafından garanti altına alınan savaş hukukunun açıkça ihlali olarak değerlendiriyor ve kamuoyuna açıkça deklare ediyoruz. Ayrıca trafik polislerine yönelik silahlı saldırıyı kabul edilemez buluyor, bu tür eylemlerin toplumun büyük bir kesimini rahatsız ettiğini ifade etmek istiyoruz.

Güvenlik güçlerinin şiddete ve silahlı eylemlere karşı yürütecekleri faaliyetlerin hukuk içinde kalması, ölçülü olması ve insan haklarını ihlal etmeyecek şekilde yürütülmesi gerektiği gibi, PKK/HPG’nin de savaş hukukuna ve insancıl hukuka azami riayet etmesi gerekmektedir.

MAZLUMDER olarak, insan hayatına mal olan, kişilerin mülkiyet hakkını yok eden ve büyük toplumsal yarılmalara neden olan, bütün bir toplumu gelecek ve can güvenliği ile ilgili karamsarlığa mahkûm eden, çatışmaları derhal sona erdirecek ateşkesin PKK tarafından ilan edilmesinin, çatışmaların derhal sivil alanlardan uzaklaştırılmasının; devletin eş zamanlı olarak ateşkese uyacağını deklare etmesinin, askeri ve adli operasyonlara son vererek çözüme dair kapsamlı görüşmelerin tarafların en üst düzey temsilcileri eliyle kalınan yerden devam ettirilmesinin hayati önemine işaret eder ve tarafları bu, hayati öneme haiz adımları 1 Eylül Dünya Barış Günü vesilesiyle şartsız olarak bir an önce atmaya davet ederiz.

                        MAZLUMDER ÇATIŞMA SÜRECİ İZLEME VE ÇÖZÜM GRUBU

HENÜZ YORUM YOK

CEVAP VER