Kürdün canlı kalkanına da tahammül yok

0
437 kez

Dünyada yapılan canlı kalkan eylemlerini yücelten ve hatta İsrail’e karşı yapılmak istenen aynı eylemleri organize eden AKP hükümeti, Kürtlerin “Türkiye’de yaşanan kardeş kavgasının sona ermesi” için başlattığı canlı kalkan eylemlerini terörize etmeye devam ediyor. En son 26 canlı kalkan aktivistinin tutuklandığı Türkiye’de daha önce de benzer saldırılardan dolayı 527 canlı kalkan, HPG’ye katılma kararı aldı.
Türkiye’de ilk kez 2004 tarihinde gündeme gelen canlı kalkan eylemleri gittikçe yaygınlaşırken, Türkiye’nin savaşı durdurmak için bedenini siper eden canlı kalkanlara yönelik tutumu da sertleşiyor. Dünya’da da birçok örneği olan ve trajik olaylarda devreye giren canlı kalkan eylemi, Gandivari bir sivil itaatsizlik eylemi olarak kabul ediliyor. ABD’nin Irak’ı işgal etmesi, Yugoslavya iç savaşı ve İsrail’in Filistin saldırılarında da dünya gündemine gelen canlı kalkanlar, Türkiye’de özellikle AKP hükümetine yakın kesimler tarafından hep desteklendi.

Irak’ta canlı kalkan

Özellikle 2003 yılında ABD’nin Irak’ı işgal etmesinden sonra daha çok Türkiye’nin gündemine giren canlı kalkan eylemine, 50’si yabancı 26’sı Türkiyeli aktivistlerden olmak üzere 76 kişi, Bağdat’a operasyonları durdurmak için geçti. Dünya’nın dikkatini sivil ölümlere ve savaşın yarattığı tahribata çekmek isteyen canlı kalkanlar daha sonra yaşadıklarını gittikleri ülkelerde paylaştı.

Canlı kalkan İsrail’e karşı olunca destekliyor

Yugoslavya iç savaşında ise soykırım ile suçlanan kimi yöneticiler, sivilleri canlı kalkan olarak kullanmakla suçlanmıştı. Ancak kuşkusuz en önemli canlı kalkan eylemleri süreklileşen bir şekilde İsrail’in Filistin’e yönelik saldırılarında gerçekleşti. 2003 yılında Rachel Aliene Corrie isimli ABD’li Barış Aktivisti, Gazze Şeridi’nin güneyindeki Refah’ta İsrail Savunma Kuvvetleri’ne (İSK) bağlı zırhlı bir buldozer tarafından katledildi. Daha sonraki yıllarda Türkiye’deki İslami örgütlerden İHH İnsani Yardım Vakfı, Gazze’de canlı kalkan eylemi organize etmek için kampanya başlattı ve AKP bu kampanyaya destek verdi.

Canlı kalkanlar ikinci dalga savaşta devreye girdi

Türkiye’de yaşanan ve 50 binden fazla insanın yaşamına neden olan savaşı durdurmak için canlı kalkan eylemleri ilk olarak 2004 yılında devreye girdi. 1999-2004 tarihleri arasında yaşanan 4 yıllık çatışmasızlık sürecini değerlendirmeyen AKP politikaları nedeniyle yeniden devreye giren savaşı durdurmak üzere Diyarbakır Gençlik Platformu üyesi 25 genç, 1 Eylül 2004 Dünya Barış Günü’nde operasyonları durdurmak ve kalıcı barışı sağlamak amacıyla Diyarbakır’dan Gabar’a doğru canlı kalkan eylemini başlattıklarını açıkladı. Her türlü gözaltı ve engellemeye rağmen eylemler sürerken, 2005 yılına kadar aralarında Kürt, Türk, Arap, Çerkez ve Almanların da olduğu çoğu genç toplam bin 62 kişi askeri operasyonlara “Dur” dedi.

Tarihin en kitlesel canlı kalkan eylemi Diyarbakır’dan başlatıldı

Toplumda gittikçe karşılığını bulan ve “savaş olmasın” fikri üzerinden gelişen canlı kalkan eylemleri, gittikçe daha fazla kitleselleşti. 5 Aralık 2004 tarihinde Dicle ilçesinin Pirêjman köyüne gitmek isteyen ve aralarında Bergama Köylüleri Sözcüsü Oktay Konyar’ın da bulunduğu Canlı Kalkan İnisiyatifi üyesi 750 kişi tarihin en kitlesel eylemini gerçekleştirdi. Çatışmalı alanlarda 3 kilometre “barış yürüyüşü” gerçekleştiren canlı kalkanlar, devletin engellemelerine ve saldırılarına maruz kaldı.

Canlı kalkanlar yaşam şansı bulmayınca… 

Türkiye demokratik ve barışçıl talepleri ile yollara düşen canlı kalkanların taleplerini görmezden geldi, “şiddetsiz ve demokratik” eylemlerine ise baskı, gözaltı ve tutuklamalarla karşılık verdi. Talepleri sonuçsuz kalan canlı kalkanlar, Türkiye’de demokratik mücadele imkanlarının kalmadığını belirterek, “Barış ve özgürlük tugayları” adı altında 10 Ağustos 2005 tarihinde Kandil Dağı’nda bir araya gelmeye başladı. Aralarında 222 canlı kalkan üyesinin bulunduğu 527 Barış ve Özgürlük Tugayı aktivisti, 27 Kasım 2005 yılında yaptıkları bir açıklama ile barış ve demokrasi mücadelesini bundan sonra Medya Savunma Alanları’nda sürdüreceklerini açıklayarak HPG’ye katıldı.

Kasrik Yürüyüşü

AKP döneminde çıkarılan ilk sınır ötesi operasyon tezkeresi ve içeride süren operasyonlara karşı da, DTP görkemli bir sivil direniş örneği olarak Kasrik Yürüyüşü başlattı. 7’den 70’e herkesin dahil olduğu DTP’li seçilmişlerin aralarında yer aldığı ve günlerce süren eylemde ölümlerin durdurulması istendi. O dönemden beri gündemden düşmeyen canlı kalkan eylemleri çatışmalı her süreçte devreye girdi.

Canlı kalkanlara ceza

Ancak devlet daha sonra savaşın durması için başlatılan bütün girişimlere karşı olduğu gibi bu girişime karşı da cezalandırma yöntemini devreye soktu. 2004 yılındaki ilk canlı kalkan eylemini başlatan 36 canlı kalkan hakkında yürütülen soruşturmada Diyarbakır 4. Ağır Ceza Mahkemesi, 2911 Sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Yasası’na muhalefetten 2 yıl 6’şar ay hapis cezası verdi.

Yine daha önce Derik’te canlı kalkan eylemi yapan 27 kişi, tutuklanırken, canlı kalkan aktivistleri daha sonra serbest bırakıldı.

AKP’nin 7 Haziran seçimlerinden sonra devreye soktuğu yeni savaş konsepti ile başlayan canlı kalkan eylemlerinde çok sayıda aktivist gözaltına alınarak tutuklandı. En son Batman’da canlı kalkan eylemi yaparken gözaltına alınan aralarında DBP’li seçilmişlerin de bulunduğu 82 kişiden 26’sı tutuklandı.

Başbakan Ahmet Davutoğlu, aynı gün katıldığı bir programda canlı kalkan eylemlerini yapanların da “terörist” olduğunu belirterek, gözaltı ve tutuklama emrinin kendileri tarafından verildiğini açıkladı.

HENÜZ YORUM YOK

CEVAP VER