Nusaybin’e sokulmayan AP heyeti: Nereye geldik böyle!

0
828 kez

Avrupa Parlamentosu heyeti, 5 gündür süren “sokağa çıkma yasağı” süresince 2 sivilin katledildiği Nusaybin’e sokulmadı. İlçeye girememelerine rağmen karşılaştıkları manzarayı İsrail, Filistin ve Irak’ta yaşananlara benzeten heyet üyelerinin bu duruma dair tepkisi “Nereye geldik böyle” oldu.

Mardin Valiliği tarafından ilan edilen “sokağa çıkma yasağı”nın 5’nci gününe ulaştığı Nusaybin’de bugüne kadar 2 sivil devletin kolluk birimlerince katledilirken, kente halka dönük saldırılar ve katliam politikaları halen devrede. Başta hukukçular olmak üzere çeşitli heyetlerin ilçeye girişlerine dönük engelleme ise sürüyor. Kürdistan’da yaşananları yerinde görmek üzere ilçeye girmek isteyen aralarında Almanya, Hollanda ve Avusturyalı Avrupa Parlamentosu parlamenterleri ile barış aktivistlerinin de bulunduğu 26 kişilik yabancı bir heyet de ilçeye sokulmadı.

Engelleme ile karşılaşan heyet üyeleri içerisinde yer alan Nükleer Savaşa Karşı Uluslararası Doktorlar Birliği (IPPNW) Avrupa Başkanı Dr Angelika Claussen, yaşanan durumun temel insan haklarına tamamen aykırı olduğunu ifade etti.

‘Biz burada sadece savaşı gördük’

Özellikle savaş bölgelerinde insan haklarını korumanın, barışı korumak anlamına geldiğini vurgulayan Claussen, bunun insani bir görev olduğunun altını çizdi. OHAL süreçlerinde, özellikle tıbbi yardımların olması gerektiğini ifade eden Claussen, insanların bu haklarından da mahrum bırakıldığını söyledi.

Yine Cizre’de askerlerin ve polislerin hastaneye el koyduğunu ve hastaların kullanmasına izin vermediklerine işaret eden Claussen, “Polisler hastaneye giriyor ama insanlar giremiyor. Bu nasıl bir şeydir. Bizler nereye geldik böyle. Burası bir hukuk devleti değil artık. Ben bu konuda çok duygusalım. Bir Başbakan, bir Cumhurbaşkanı kendi insanlarını harap ediyor. Ben bunu böyle değerlendiriyorum. Erdoğan kendi halkıyla savaşıyor. Biz burada sadece savaşı gördük. İsrail gibi, Filistin gibi, Irak gibi” diye konuştu.

‘Kimse Medya görmesin diye girişimiz engelleniyor’

İlçede yaşananları gözlemlemek ve incelemek için burada olduklarını dile getiren Claussen, “Bizler burada yaşananları Avrupa’ya aktarmak istiyoruz. Herhalde buradaki devlet, bunu engellemek istiyor. Kimse bu durumu bilmesin anlamasın diye, medya bunu görmesin diye engelleniyor” çıkışında bulundu.

Yaşananlar vahşet ve katliamın ta kendisi

Türkiye’de 35 yıldır kardeş denilen Kürtlerin öldürüldüğünü belirten Barış Bloku bileşenlerinden Yeni Dünya İçin Çağrı Dergisi üyesi Hüseyin Koç da bugün yapılanların faşizmin diktatörya şeklinde uygulanması olduğunu söyledi. Koç, “TC devleti bu şekilde düzelmez. Yapılan bütün zulümlere rağmen barış eli uzatıldı ama bugün yaşanan bir vahşettir, katliamdır. Çocuğundan tutun yaşlısına kadar herkesi katlediyorlar. Bu faşizmin vahşetidir. Türkiye Cumhuriyeti devletinin barbarlığıdır. Onun başındaki partinin faşist diktatörlüğüdür” ifadelerini kullandı.

Yabancı basının, yapılan bu zulmü görmesinin istenmediğini de belirten Koç, “Bu her zaman böyle olmuştur. Kendi yaptıkları zulmü görmelerini istemiyorlar. Ama biz burada yaşananları biliyoruz. Bir yerde pislik varsa onun üstünü örtebilmek için onu gizlerler” diye konuştu.

‘Burada yaşananlar tıpkı Filistin gibi’

Alman Barış aktivisti Prof. Dr. Visula Schuma Garlig ise, engellenmelerinin yasal hiçbir dayanağının olmadığını ifade eti. Garlig, “Burada seçilmiş ve bu halkın temsilcileri olan vekiller var. Onların içeriye bırakılması ve durumu izlemeleri gerekiyor. Bu temsilciler ile devlet yetkililerinin görüşüp bu ortamı, bu gerginliği ortadan kaldırmaları gerekiyor. Ama burada yaşananlar tıpkı Filistin örneği gibi. Orada da böyle bir uygulama sürüyor” dedi.

DİHA

HENÜZ YORUM YOK

CEVAP VER