Kadri YILDIRIM Siirt Müftüsüne Seslendi: Nankörlük Etmeyin

0
2.479 kez

HDP Siirt Milletvekili Prof. Dr. Kadri Yıldırım AKP Müftüsü gibi çalışıyor dediği Faruk ARVAS’a bu halkın değerleriyle itibar kazandıklarına vurgu yaparak bu halka ihanet etmeyin çağrısında bulundu: Siirt HDP binasında yapılan basın açıklamasında HDP Adayı Kadri Yıldırım Arvasla ilgili şu açıklamada bulundu:

 

7 Haziran seçimleriyle birlikte başkanlık hayali suya düşen Erdoğan ve iktidarını yitiren AKP,  bir mazlumlar dini olan yüce dinimizi ve mazlumlardan yana tavır koymaları gereken din adamlarımızı kendi zalim sultalarını ayakta tutmak için kullanmaktan çekinmemektedir. Halkın müftüsü olduğunu unutan ve adeta AKP Müftüsü haline gelip bir AKP il eş başkanı gibi hareket eden ve maddi-manevi değerlerini kullandıkları Kürtlere düşmanlık besleyen Siirt Müftüsü  Faruk Arvas bunlardan biridir. Medrese ve İlahiyat geleneğinden gelen bir Kürdolog olarak Arvasiler ailesinin tarihini en iyi araştıranlardan biriyim. Öbür Şeyh ve seyyit aileleri gibi bu aileden de kendilerini bugüne getiren Müslüman ve mazlum Kürt halkının dinine, kimliğine, diline ve kültürüne unutulmaz hizmetlerde bulunanlar da vardır; Siirt müftüsü gibi bu mazlum halka nankörlük ve ihanet edenler de vardır. Dolayısıyla Siirt İl Müftüsü Arvas ile ilgili gerek iletişim adreslerimize gelen emailler ve gerekse doğrudan bize ulaşan iddialardan dolayı bu basın toplantısını yapmak zorunlu hale gelmiştir.

 

  1. Siirt Müftüsü Faruk Arvas’ın Mensup Oluğu Eski “Arvasiler”in Kürt Dili ve Kültürüne Hizmetleri

 

a)Melayê Arvasî olarak meşhur olan Şeyh Muhammed Kutup el-Arvasî bundan yaklaşık 200 yıl önce tıp ile ilgili Kürtçe bir kitap yazmıştır. Celadet Bedirhan Hawar dergisinin 33. sayısında şöyle der: “Melayê Arvasî küçük fakat değerli bir kitap yazmıştır. Kitabı hastalıklar ve ilaçları hakkındadır. Hoca bu kitabında hastalıklardan bahseder, her hastalığın ilacını ve ilaçların yapılışını da söyler. Ben bizzat bu kitabı görmedim, bana anlatıldığı şekilde tanıtıyorum. Onun kitabına “Tiba Melayê Erwasî” derler”.  Evet, Celadet Bedirhan’ın duyduğu ama görmediği bu Kürtçe tıp kitabının el yazmasını ben buldum ve Artuklu Üniversitesi Kürdoloji Bölümü adına çeviri ve analizini yaparak yayımladım.

 

b)Seyyid Şefik Arvasi 1884-1970 yılları arasında yaşamış bir Kürt aydınıdır. Aldığı dini eğitimin yanı sıra Kürt halkının içinde bulunduğu duruma da kayıtsız kalmamıştır. Bediüzzaman Said-i Nursî’nin talebelerinden olan Seyyid Şefik Arvasi, Kürt basınına ve Kürt edebiyatına önemli katkılarda bulunmuştur. Mesela Kürdistan dergisinin başyazarlığnı yapmış; Melaye Cizirî’nin Divanı’nı bastırmış, Melayê Bateyî’nin “Mevlid”ini ve Ehmede Xani’nin “Nubihar”ını yayımlamıştır. Başka örnek kimseler de vardır ama şimdilik bu ikisiyle yetiniyoruz.

 

Bir Arvasî Olarak Müftü’nün Aşağıdaki Skandallara İmza Atması Tam Bir Ferasetsizliktir

 

1) Ankara Katliamı Cenazelerinin Örtüsü İçin “Paçavra” Demesi ve Soruşturma Tehdidi

 

Müftü Bey her ayın 15’inde imamlarla yaptığı mutat toplantılarının sonuncusunda Ankara katliamında yaşamını yitiren ve içlerinde 18 Siirtli hemşerilerimizin de olduğu cenazelerle ilgili şöyle demiştir: “Bugünlerde Ankara’dan getirilen cenazelerin üzerine paçavralar atarak kendilerine mal ediyorlar. Akrabalarınız da olsa bu  cenazeler için düzenlenen etkinliklere katılmayın, aksi takdirde hakkınızda soruşturma açacağım”.

 

Sayın Müftü, senin “paçavra” diyerek saygısızlık ettiğin yeşil-sarı-kırmızı, Kürt halkının yüzyıllardır saygı gösterdiği bir milli değerler manzumesidir. Herkesten önce senin bilmen gerekir ki İslam’da “örf” önemli bir yer tutar ve İslam’a açıkça muhalif olmadığı sürece bir halkın milli örfleri İslam hukukunda ölçü olarak kabul edilir. Seni AKP söylemlerini tekrarlamaya değil, İslam hukukunu araştırmaya davet ediyorum. Bakın sizin “seyyit” bir aileden geldiğiniz söyleniyor. Seyyitler nezdinde “yeşil” renk saygın bir yer tutmaktadır ve bu rengin dinen dayanağı olabilecek bir ayeti ve sahîh bir hadisi gösteremezsiniz. Şimdi biri kalksa bu rengin yer aldığı bir kumaşa “paçavra” deme saygısızlığını gösterse herkesten önce ben buna karşı çıkarım.

 

2) Kürt Siyasi Hareketine Karşı Bazı Siirt Medrese Âlimleri ve Şeyhlerle Toplantı Yapması

 

Müftü Ankara’dan gelen veya getirilen üç kişi de dâhil olmak üzere  toplam 23 şeyh ve medrese âlimiyle toplantı yapmış ve toplantının gündem maddelerinden biri olarak mealen şunu ifade etmiştir: “Onlar (Kürt siyasileri) ve İHD gibi beraber hareket ettikleri kurumların tasfiyesi için sizin çalışmanız ve inisiyatif almanız gerekir”. Müftü bunları söyledikten sonra şöyle demiştir: “Benim aradığım 23 kişinin dışında kalanlar dışarı çıksın”. Biz Müftü’ye şunu hatırlatmak istiyoruz: Kürt siyasetini tasfiye etmeye senin Saray patronunun ve onun yönlendirdiği AKP’nin gücü yetmediği gibi, senin ve toplantıda beraber kumpaslar kurduğun 23 kişinin de gücü yetmeyecektir. Amerika, Rusya ve Çin gibi Birleşmiş Milletler’in daimi üyeleri de dâhil olmak üzere birçok dünya ülkesi Kürtleri tanırken ve onlarla dayanışma içerisine girerken, tarih senin ve senin gibilerinin kendi halkına karşı ihanet içinde olmasını not edecektir. Ayrıca aldığımız duyumlara göre AKP’li yetkililer kendilerine oy vermeyeceklerinden şüphelendikleri bazı medrese âlim ve müderrislerini PARALELCİ olarak ilan etmekle tehdit etmekte ve buna müftülüğü de alet etmeye çalışmaktadırlar.

 

Burada Siirt’teki medrese âlimlerine, Siirt seyyit ve şeyhlerine de bir çağrıda bulunmak istiyorum: Unutmayın ki sizleri bu günlere getiren Kürtlerdir. Ayrıca şöyle bir geriye dönüp  bakınız ve Ehmedê Xanî’yi, Şeyh Ubydullah Nehrî’yi, devlet tarafından idam edilen oğlu Seyyid Abdülkadir Nehrî’yi, yine devlet tarafından idam edilen Şeyh Said ve Seyyit Rıza’yı hatırlayınız. Bunlar o günkü devletin zulmü önünde diz çökmediler. Siz de bugün aynı zihniyeti devam ettiren AKP ve onun Müftüsünün  önünde diz çökmeyiniz. Aksi takdirde Ehmedê Xanî; Şeyh Ubydullah Nehrî ve oğlu Seyyid Abdülkadir, Şeyh Said ve Seyyit Rıza öbür dünyada yakanıza yapışacaklardır.

 

3) Beni Siirt Kutlu Doğum Programına Davet Eden Sendikalı İki İmamın Sürgün Edilmesi

Ben henüz HDP’den aday olmadan önce Siirt SİDADER (Siirt Din Âlimleri Derneği) ve DİVES (Diyanet ve Vakıf Emekçileri Sendikası) yetkilileri 17 Nisan 2015 tarihinde organize edecekleri konferansa ilahiyat ve medrese mezunu kimliğimle konuşmacı olarak beni davet etmek istediklerini belirttiler. Ben de bu daveti memnuniyetle kabul ettim ve anılan tarihte konuşmacı olarak bu konferansa katıldım. Konferansın daha başında ben siyasi kimliğimi bir tarafa bırakıp dini ilimleri hem medreselerde hem de akademik-teolojik sahada tahsil tahsil görmüş biri olma kimliğimle konuşacağımı özellikle vurguladım ve konuşmamı siyasetten uzak bir şekilde yaptım.

Ancak Müftülüğün devreye girmesiyle Diyanet anılan programı organize eden imamlardan Siirt Aktaş Köyü Camii imamı Zübeyir Çiftçi ile Merkez Şeyh Abdurrahman Şâvirî Camii imamı Abdülhakim Şendül hakkında soruşturma açmış ve bu iki imamı sürgüne tabi tutmuştur. Zübeyir ÇİFTÇİ Karabük Eskipazar Sofular Köyüne; Abdülhakim Şendül de Ordu Mesudiye’ye sürgün edilmiştir.

Oysa Siirt’te düzenlenen diğer Kutlu Doğum programlarına müftülük imamların katılmasını teşvik etmiş; bu programlarda Müftü Bey ve AKP adayları birlikte poz vermiş ve bu programlar adeta bir AKP şovuna çevrilmiştir. Peki hangi ayet ve hadis Kutlu Doğum programına AKP adaylarının katılmasını helal görmekte, HDP adayının katılmasını ise haram ve soruşturma gerekçesi olarak görmektedir? Müftü’nün bunun cevabını vermesi gerekir.

4) Siirt’te Kur’an Kursları Açılışlarına AKP İl Başkanı ve AKP Adaylarının Davet Edilmesi; HDP İl Başkanı ve Adaylarının Görmezlikten Gelinmesi

 

  1. 10. 2015 tarihli Siirt yerel basınında “Siirt’te Kur’an Kurslarının Açılışı Dualarla Yapıldı” başlığı altında şu bilgiler yer almaktadır: “Siirt’te il müftülüğü ve Siirtli hayırsever vatandaşlarımızın katkılarıyla yapılan 10 Kur’an kursunun açılışı yapıldı. Yapılan törene il müftüsü Faruk Arvas, AK Parti il başkanı Özgür Çalapkulu, Ak Parti Milletvekili Adayı Feyzi Sevgili, hayırseverler, vatandaşlar ve davetliler katıldı.”

 

Öyle anlaşılıyor ki sayın müftü Kur’an ve Kur’an kurslarını AKP siyasetine malzeme yapma noktasında Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan dersini iyi almıştır. Nasıl ki Cumhurbaşkanı AKP’ye oy toplamak için Siirtli kardeşlerimizin dini duygularını istismar etmek amacıyla Kur’an-ı Kerim’i havaya kaldırmaktan çekinmedi ise, Siirt Müftüsü de Kur’an Kurslarının açılışını AKP il başkanı ve milletvekili adayları için bir kendini gösterme şovuna dönüştürmekten çekinmemiştir.

 

Müftü’ye sormak gerekir: AKP il başkanı Müslümandır da HDP il başkanı Müslüman değil midir? AKP adayları ve vekilleri Müslümandır da HDP vekilleri ve adayları Müslüman değil midir? Neden onları da davet etme nezaketinde bulunmadınız? O Kur’an Kursları binalarının yapılışında HDP’ye oy vermiş hayırseverlerin katkısı yok mudur?

 

“Ey Müftü, nankörlük etmeyin!”

 

1) Sayın Siirt Müftüsü! Sizinle ilgili bu basın metnimin bir nüshasını Diyanet İşleri Başkanlığı’na da göndereceğim ve sizin Siirt’ten alınmanızın ne kadar elzem olduğunu ifade edeceğim. AKP Müftüsü olmaktan bir an önce vazgeçmelisiniz. Siirt halkını koyun sanmayınız. Aksi takdirde “AKP Müftüsü İstifa!” sloganıyla harekete geçen duyarlı Siirt halkının öfkesi karşısında kaçmak zorunda kalırsanız kendinizden başka suçlu ve şüpheli aramayınız!

2) Sayın Müftü!  Arvasiler ailesi olarak seyyit olduğunuza inanan Kürtler öteden beri sizleri maddi ve manevi olarak baş tacı etmiştir. Buna nankörlükle ve değerlerine saygısızlıkla karşılık vermeyin. Aksi takdirde sizi başlarının üzerine koymasını bilen bu halk tarihin çöplüğüne atmasını da bilmektedir.

3) Sayın Müftü! Şunu bil ki AKP geçicidir; Kürt halkı kalıcıdır. Tarih ve halk önüne yüzü kara bir şekilde çıkmak kadar kötü bir şey yoktur. Halkın önüne yüzü kara çıkanlar Hakk’ın önüne de yüzü kara çıkarlar.

4)Seyyit olduğunu söyleyen biri olarak bilmen gerekir ki seyitler bin yıl önce Emevi ve Abbasi devletlerinin zulmünden kaçarken Kürdistan’a gelip Kürtlere sığınmışlardır. Bu konuda elimizde Hz. Ali’nin, Hz. Hüseyin’in ve diğer bazı Ehl-i Beyt imamlarının Kürtlere yazdıkları mektuplar vardır. Size bunları gösterebilirim. Kürtler sizi sürüler sahibi yapmışlardır, arazi sahibi yapmışlardır, servetinize servet katmışlardır, Nankörlük etmeyin!

 

Prof. Dr. Kadri Yıldırım

HDP Siirt Milletvekili

 

HENÜZ YORUM YOK

CEVAP VER