Hüda Kaya: Mezar bombalayan Yezidlerin dinde yeri yok

0
680 kez

TSK tarafından Kürdistan’daki PKK’lilere ait mezarlıkların bombalanmasının Müslümanlıkta yeri olmadığının altını çizen HDP İstanbul Milletvekili Hüda Kaya, “Bir Yediz zihniyetiyle karşı karşıyayız. Bu Yezid zihniyetliler ne kadar dindarlık maskesi altında kendilerini halklara tanıtmaya çalışırsa çalışsın, böyle bir vahşetin ne dinde, ne İslam’da, ne de insanlıkta yeri yoktur. Bırakın bunu evrensel hukukta dahi bu bir insanlık ve savaş suçudur, bu yaptıklarının hesabını çağdaş hukuk çerçevesinde, bir savaş suçlusu olarak insanlık suçundan dolayı muhakkak karşılığını görecekler” diye tepki gösterdi. Kürdistan’a yönelik sürdürülen savaş politikalarının bir ayağı olan PKK’lilelere ait mezarlıklar TSK tarafından bombalanarak tahrip edilmeye devam ediyor. HDP İstanbul Milletvekili Hüda Kaya ile hiçbir inançta yeri olamayan cansız bedenlere işkence politikaları üzerine konuştuk. Hüda, konuşmasına ilk olarak içinde bulunduğumuz Muharrem ayına dikkat çekerek, “Hüseyin ile bütün yoldaşlarının barış hakikat adalet özgürlük için ortaya çıkıp bir hareket başlatmalarının bir kıyam yaşanan bir Kerbela faciasının yaşanmasının üzerinden yıllar geçmesine rağmen, o barış o hakikat özgürlük arayışı ve çığlığı bitmedi hala devam ediyor. O çağın Yezidlerine karşı nasıl savaşıldıysa mücadele edildiyse onların o faşist dayatmacı saltanatçı zihniyelerine karşı nasıl ki Hüseyin ve yoldaşları nasıl hakikat mücadelesi başlattıysa bugün de bugünün Yezidlerine karşı bir hakikat özgürlük çığlığı devam ediyor” diye kaydetti. ‘Yezid’e karşı özgürlük hakikatinin yoldaşıyız’ “Annelerin kucaklarında bebekleri katleden, yaşlıları kadınları katleden, bedenlerin ortalıkta teşhir eden yaralı gençleri gençler infaz edip ortalıklarda parçalayarak gezdiren ölülere zulüm eden işkence eden bir Yezid zihniyetiyle karşı karşıyayız” sözleriyle son zamanlarda özel harekat timleri tarafından Kürdistan’da uygulanan şiddete dikkat çekerek, yüzyıllar öncesinde Hüseyi’nin barış çığlığı gibi, barış isteyen halkların şiddete karşı barış çığlıklarıyla şiddete karşı özgürlüğün ve hakikatin yoldaşı olması gerektiğinin altını çizdi. ‘Yezid zihniyetlilerin dinde yeri yoktur’ PKK mezarlıklarının tahrip edilmesinin inanç ahlakına uygun olmadığını söyleyen Hüda, “Bu Yezid zihniyeti, yaşayan tüm hakların hayatına saygı duymadığı gibi, insani olarak artık bu dünyada hesabı bitmiş bir bedene zulmetmekten kendini alamıyor. Canlılarla hayatı savunanlarla savaşmaya yeltendiği yetmiyormuş gibi ölülerimizle de savaşmaya çalışıyor ve oda yetmiyormuş gibi, ölülerimize yaptığı zulümler yetmiyormuş gibi, teşhirler işkenceler yetmediği gibi, toprağa verdiğimiz canlarımızla savaşıyor, betonlarla, mezarlıklarla savaşıyor. Kemikleri ortalıklara saçıyor, bunu yapmaktaki amacı tamda zihniyetlerinin gerektiği gibi canlarımızın yakınlarımızın hayatta olan yakınlarına sevdiklerine o derin acıyı yaşatmak, psikolojik kırılmayı travmayı gerçekleştirmek için uğraşıyor. Bu Yezid zihniyetliler ne kadar dindarlık maskesi altında kendilerini halklara tanıtmaya çalışırsa çalışsın, böyle bir vahşetin ne dinde, ne İslam’da, ne de insanlıkta yeri yoktur. Bırakın bunu evrensel hukukta dahi bu bir insanlık ve savaş suçudur, bu yaptıklarının hesabını çağdaş hukuk çerçevesinde, bir savaş suçlusu olarak insanlık suçundan dolayı muhakkak karşılığını görecekler” şeklinde konuştu. ‘Saldırılarla HDP’nin kendini fes etmesini sağlamaya çalışıyorlar’ PKK’nin tek taraflı ateşkes ilan etmesinin hemen ardından Ankara Katliamı’yla başlayan yedinden saldırı politikalarının yürütüldüğünü kaydeden Hüda, tarihsel bir süreç içinde olan Türkiye halklarının psikolojik olarak tarihsel bir kırılma yaşaması hedeflendiğini kaydetti. Hüda konuşmasını şöyle sürdürdü: “Daha büyük acıları yaşatmaya çalışıyorlar. İşte bu kırılma tam da bu nedenle halkların, ‘artık yeter’ deyip ‘bizim, sizin çözüm sürecinizden bir beklentimiz yok, bu sistemden bu demokratik açılım söylemlerinizden bir beklentimiz yok’ deyip başta HDP’nin seçimlere girmeme kararını, başta HDP’li tabana ve partinin kendisine aldırmakla ilgili bir psikolojik kırılma yaşatmaya çalışıyorlar. Çünkü kendileri dünyaya karşı parti kapatan durumuna düşmek istemiyorlar. Dünyanın göstereceği tepkiden dolayı kendilerini parti kapatma noktasına getirmeyip, seçimlere girmeme kararını bizim kendi kendimize almamızı sağlamaya çalışıyorlar. Fakat ne yaparlarsa yapsınlar, bizim halkımız savaşın içinde dahi doğan bebeklerine barış isimleri veren halkımız, ‘bütün mazlumlarla yanyana omuz omuza birlikte barışı adaleti gerçekleştireceğiz’ diyor. Bir insanlık projesi ile ortaya çıkmış olan insanlarımız muhakkak kazanacak ve bu Yezidler geçmişte olduğu gibi bugünde hak ettikleri yeri bulacaklar.

jinha

HENÜZ YORUM YOK

CEVAP VER