‘Ulus devlet anlayışı farklılıklara yönelik linçleri arttırıyor’

0
384 kez

İSTANBUL (DİHA) – DİK tarafından düzenlenen “İslam ve farklılıklarla bir arada yaşam” panelinde konuşan HDP Siirt Milletvekili Prof. Dr. Kadri Yıldırım, farklılıkların Kuran’da da yeri olduğunu belirterek, “Asimilasyon politikaları aynı zamanda Kuran’ı yok saymaktır” dedi. HDP Sözcüsü Ayhan Bilgen ise, ulus devlet anlayışının Türkiye’de yaşayan farklılıklara yönelik linçleri arttırdığını belirterek, tartışılması gereken kavramlardan biri olan “Kamu düzeni” olduğunu ve diktatörlükten, Hitler’den alınan kavramın topluma “Kamu düzeni” diye yutturulmaya çalışıldığını söyledi.

Demokratik İslam Kongresi (DİK), İstanbul Bağcılar ilçesinde bulunan Hanoğlu Düğün Salonu’nda, “İslam ve farklılıklarla bir arada yaşam” konulu panel düzenledi. Moderatörlüğünü gazeteci Rana Öztopoaloğlu’nun yaptığı panele HDP Parti Sözcüsü Ayhan Bilgen, HDP Siirt Milletvekili Prof. Dr. Kadri Yıldırım ile gazeteci Tülay Yıldırım Ege panelist olarak katıldı. Kürtçe kuran okunarak başlanan panelde ilk olarak konuşan HDP Siirt Milletvekili Prof. Dr. Kadri Yıldırım, yeryüzündeki tüm farklılıkların bir arada yaşaması gerektiğini belirterek, dilin yalnızca anlaşma aracı değil halkı temsil eden köprü olduğunu söyledi. Konuşmasında Kur’an ayetlerinden örnekler veren Yıldırım, farklıların Kur’an’daki yerine değindi.

‘Ana dil Kuran da haktır’

Asimilasyon politikasının aynı zamanda Kur’anı yok saymak olduğunu ifade eden Yıldırım, ana dil hakkının Kur’an’da da savunulduğuna vurgu yaparak, “Anadilde savunma hakkı Kuran da geçer. Bu talep mazlum Kürt halkının mazlum çocuklarından gelmiştir. Ama Diyanet bu talepleri dikkate almıyor, desteklemiyor. Ancak kendi soydaşlarının böyle bir talebi olsaydı bunu duymazlıktan gelmezlerdi” dedi.

Bilgen: Yeryüzü tanrılığı yapılıyor

Yıldırım’ın ardından konuşan HDP Sözcüsü Ayhan Bilgen de, Ortadoğu’da yaşananlar üzerinden Müslümanları bekleyen tehlikelere işaret etti. Halklara “Vatanı sevmiyorsan Müslüman değilsin” baskısı yapıldığını kaydeden Bilgen, “Herkes ülkesini sever. Ama siz bunu ulus devlet mantığına sıkıştırırsanız bu sefer yeryüzü tanrılığı iddia etmiş olursunuz. Toprak üzerindeki hakimiyetine öyle bir anlam yüklüyor ki sizin dilinize, giyeceğinize ben karar veririm demektir. Bu da bugünün Müslümanlarına çok zarar verdi” diye belirtti.

‘Bizden değildir anlayışı sorgulanmalı’

Ulus devlet anlayışının Türkiye’de yaşayan farklılıklara yönelik linçleri arttırdığını ifade eden Bilgen, “Bu bizden değildir” anlayışının sorgulamak gerektiğini kaydetti. Bilgen, “İran’a, Suriye’ye bayrak dikenler bize sordular mı bunu? Biz buna neden uyalım? Ne bizim mirasımızla alakası var ne de medeni dünyanın kavramları ile bir alakası var. Tüm kavramları tartışmalı ve yüzleşmeliyiz” şeklinde konuştu.

‘Kamu düzeni kavramı baskı için araçsallaştırıldı’

Tartışılması gerekenlerden birinin de “kamu düzeni” kavramı olduğunu aktaran Bilgen, “İtiraz edene ‘kamu düzeni’ adına baskı kurmak İslam dininin sadece son döneminde görülür. Bu baskı ve fitne kurmak için araçsallaştırılan bir kavramdır” dedi.

Kamu düzeninin toplumun koyduğu kurallar bütünü olduğunu belirten Bilgen, şöyle devam etti: “Buradaki kuralları biz belirliyoruz. Katılanlar zorla getirilmiyor. Katılanlara, ‘Şu dili konuşacaksınız, şu kıyafeti giyeceksiniz’ baskısı yapılmıyor. Ama onların kamu düzeni kavramı böyle değil. Onlar diktatörden, Hitler’den aldıkları kavramları bize kamu düzeni olarak yutturmaya çalışıyor. Bunu bize Müslümanlık diye yutturmaya çalışıyorlar.”

“Kamu düzeni”nin faşist uygulamaların referansı olmadığının altını çizen Bilgen, bu kavramın iktidar sahipleri tarafından savunulmasını da eleştirdi. Panelde son olarak söz alan gazeteci Tülay Yıldırım Ege ise, farklılıkların bir arada yaşamına ilişkin örnekler verdi.
Panel, soru cevap bölümü ile sona erdi.

HENÜZ YORUM YOK

CEVAP VER