Siirt Esnafıyla ‘istikrar’ Muhabbeti

3
1.048 kez

1 Kasım seçimlerinin üzerinden kısa bir süre geçmesine müteakip…

Yeni hükümette kuruldu.

Hükümetin kurulması aşamasında bazı sıkıntıların yaşandığı çok belli.

Yandaş yazarlardan biri olan Akif Beki bile “Gelenlerin gidenleri aratma ihtimali” başlıklı yazı yazdı.

Seçimlerden sonraki 3-4 gün AKP’ye oy vermiş vatandaşlar açısından bayağı keyifliydi.

İstikrar olacak.

Terör bitecek.

Suriye savaşı sona erecek.

Her şey yoluna girecek modundaydılar.

Sokağa çıkma yasakları.

Ölümlerin sürmesi.

Rus uçağının düşürülmesi.

Bu pespembe umutvar tabloyu kısa sürede tuzla buz etti.

İstikrar denen mevzu üzerinden oy kullanan vatandaşlar 1 Kasım seçimlerinde ağırlıklı olarak AKP’ye yönelmişlerdi.

Bu saiklerle sandık başına gidip tercihini ‘istikrar’ adına yapan çok sayıda esnaf tanıdığım var.

Siirtli esnaflarla kaç gündür sohbet ediyorum.

“İşleriniz açıldı mı ?”

“Seçimlerden sonra gözle görülür, elle tutulur bir rahatlama yaşadınız mı?”

“Ali Babacan’ın hükümet kabinesinde yer almamasını nasıl değerlendiriyorsunuz”

“Çözüm süreci tekrar başlasın mı?”

“Rus uçağının düşürülmesine ne diyorsunuz”

Gibi sorular soruyorum.

Çoğu AKP’ye oy vermiş esnafların.

Hepsinin ortak cevabı.

“İşler çok kötü” oluyor…

Bakkal.

Manav.

Telefoncu.

Fırıncı.

Emlakçı.

Otomotivci.

Olan bu seçmenlerden, isimlerinin yazılmaması koşuluyla ilginç cevaplar aldım.

Hepsini aşağıda okuyun.

Ama.

Bu cevapları verenlerin gelecek seçimlerde AKP dışında bir partiye oy verebilecekleri ihtimaline % 10 bile şans vermeyin.

Yani.

CHP’li.

MHP’ li.

HDP ‘liyseniz.

Esnafın bu şikayetlerinden çok büyük anlamlar çıkarıp.

Partimiz iktidar olacak.

Hayalleri kurmamanızı tavsiye ederim.

Alın size AKP’ye ‘istikrar’ adına oy vermiş Siirtli esnaflardan değerlendirmeler…

“Seçimlerden sonra işlerimizin açılacağını tahmin ediyorduk yanıldık, AKP’ye oy verdim buralarda yaşadığımız savaş yetmiyormuş gibi şimdide Ruslara savaş açıyorlar”

“Esnafım kredi ihtiyacım var çekemiyorum, tek başlarına iktidar olurlar esnaf rahatlar diye düşündük olmadı. İşlerim iyi gitmiyor”

“Eskiden günde 3 televizyon,5 buzdolabı satarken şimdi rakam bire, ikiye düştü, hiç bir şey satmadığımız günler bile oluyor, oyumu 7 Haziranda HDP’ ye , 1 Kasımda AKP’ ye verdim. Sokağa çıkma yasakları, bölgede yaşanan gerilimden kaynaklı büyük şirketler Diyarbakır dan bu tarafa mal vermiyorlar. Allah sonumuzu hayretsin.”

“Vallahi son 13 yıldır AKP’ye oy veriyoruz ailece ama bu son Rus meselesinden sonra çok sinirlendim, babamla bile kavga ettik, babam Tayyip hayranı ondan iyisi yok diyor, bende kızdım bizim ne alakamız var Suriye konusuyla işimiz yok savaşa mı girelim, çocuklarımızı zor besliyoruz dedim.”

“Dolara borçlandım, tek başına iktidar olmadı diye doların yükseldiğini düşündüm verdim oyumu AKP’ye, seçim bitti, hükümet kuruldu dolar yine aynı dolar, birde bütün bunların üstüne yeni bir savaş ihtimali çıktı ortaya  oda Ruslarla, hani böyle Yunanistan falan gibi dişimize göre bir ülkeyle olsaydı yine eyvallah biz istikrar olsun diye oy verdik onlar Ruslara savaş açmaya kalkışıyorlar, kim savaşmak istiyorsa gitsin savaşsın benim savaşla işim olmaz.”

“Araba alım satım işiyle uğraşıyorum,Ali Babacan hayranıyım, 7 Haziran seçimlerinde aday yapılmadı diye AKP’ye inat oyumu HDP’ ye verdim.1 Kasım da,  Babacan aday yapıldı Bakan da olur ekonomi düzelir umuduyla tekrar AKP’ye geri döndüm, Bakanlar açıklandı Ali Babacan yok moralim çok bozuldu, bütün esnafları kötü bir 4 yıl bekliyor.”

“Emlakçıyım, işlerimiz durma noktasında. Kimse para harcamıyor, araziye para yatırmak riskli görülüyor, herkes beklemede, emlak işinin tekrar açılması müzakerelerin başlamasına bağlı, çözüm süreci başlarsa işler rayına girer.”

“Düğün salonu işletiyorum, seçimde çare olmadı, düğün için salon kiralama da %60’a yakın düşüşler var, milletin morali yok,Ankara, Suruç, Cizre, Silvan da öldürülen insanlar ortadayken kim düğün yapacak, imam nikahlarını, Belediye nikahlarını kıyıp türküsüz, şarkısız evleniyor gençler, umudumuz çatışmaların durmasında.”

“İşlerimiz nasıl diye hiç sorma, abi şimdi sana bir itirafta bulunayım MHP’ye çok kızıp 1 Kasım da AKP’ye oy verdim ama keşke elim kırılsaydı vermeseydim ama iyi biliyorum bu günler daha iyi günlerimiz bu günleri de arayacağız.”

Bu veryansınların üzerine…

En iyi ne gider.

Neşet Ertaş gider.

Bu esnaflara tavsiyem.

Üstadın…

Sesinden…

Kendim ettim kendim buldum.

Gül gibi sararıp soldum.

Şarkısını dinlemeleri.

***

Malum.

Bildiğimiz havuz medyası var.

Birde illerde.

Yerellerde.

Bunların.

Küçük.

Küçük.

Minyatür versiyonları var.

Havuz medyasının kelli-felli kalemşörleri.

Yani.

‘Tetikçileri’

Haysiyet karalama.

Çamur atma.

Jurnalleme işlerini.

Büyük.

Büyük.

Paralara yapıyorlar.

Fakat bunların yerellerdeki ‘gazeteci’ kılıklı muhbirlerine.

Kemik atsan yeterli.

Bizim buralarda da onlardan epeyce var.

Bizler bu işleri yaparken…

Kısa donla dolaşan yeni yetme muhbirler…

Pardon ‘muhabirler.’

Şimdilerde epey dillenmişler.

Ben bunlara.

Havuz medyasının ‘kısa donlu tetikçileri’ diyorum.

Bunların yerellerdeki çoğu elemanları cemaat, kurumlarda egemenken onların işlerini görürler…

Şunu, bunu jurnallerlerdi.

Şimdi ise tam tersi bir pozisyondalar…

Jacgues Seguela 25 yıl önce yazdığı kitabında.

“Anneme reklamcı olduğumu söylemeyin… O beni bir genelevde piyanist sanıyor…” dedi.

Başlık o kadar çarpıcıydı ki, kısa zamanda gazeteciler kendi dünyalarına montelediler Seguelanın sözlerini.

“Anneme gazeteci olduğumu söylemeyin… O beni genelevde piyanist sanıyor…” oldu.

İşte bu ‘kısa donlu tetikçiler’ mesleği.

Annelere söylenemeyecek kadar itibarsızlaştırdılar…

 

Dara Turhan (turhan.dara@yahoo.com.tr)

3 YORUMLAR

  1. o esnaflar yarın seçim olsa yine koşa koşa akp ye oy verirler,bırakın ne halleri varsa görsünler,nana muhtaç olurlar inşallah,siirtte gazeteci yok siirtte yağdanlıklar var.

CEVAP VER