Eğitim Sen’in 7 Sayfalık Yarıyıl Raporunda Hangi sorunlar öne çıktı?

0
333 kez

Eğitim ve Bilim emekçileri Sendikası Eğitim Sen, okulların yarı tatile girmesi ile beraber eğitimdeki devasa sorunları gözler önüne seren bir yarıyıl raporu yayınladı. 7 sayfalık raporda anlatılan eğitim sorunlarının belli başlı olanları özetle şöyle:

Çatışmalı süreç ve sokağa çıkma yasakları eğitim hakkına büyük darbe indirmiştir!

2015-2016 eğitim öğretim yılının birinci yarısı, sokağa çıkma yasağının olduğu ilçelerde fiilen kayıp bir dönemin yaşanmasına neden olmuştur. Sokağa çıkma yasakları kapsamında Cizre’de 104 okulda öğrenim gören 41.127 öğrenci, Silopi’de ise 68 okulda öğrenim gören 39.128 öğrenci olmak üzere toplam 80.255 öğrenci ve 2.991 öğretmen bu süreçten olumsuz etkilenmiştir. MEB her ne kadar ‘telafi eğitimi yapılacak’ iddiasında bulunsa da, öğrenci ve öğretmenlerin bu süreçte yaşadıkları ‘travma’ ve ‘endişe’lerin telafi edilebilmesinin hiç de kolay olmadığı açıktır.

Askeri darbe dönemlerinde bile örneklerine rastlanmayan, 1990’lı yılları bile gölgede bırakan yoğun baskı ve şiddet ortamında, hem okullar çatışmaların hedefi haline getirilmiş, çok sayıda okul ve hastanenin yakılarak tahrip edilmesi nedeniyle eğitim ve sağlık hizmetleri başta olmak üzere tüm kamu hizmetleri kesintiye uğramış, halkın günlük yaşamı pek çok açıdan alt üst olmuştur.

Eğitimde ticarileşme ve dinselleşme uygulamaları artmıştır

Temel lise uygulaması eğitimde özelleştirmeyi hızlandırmış, okulları dershaneye çevirmiştir

Proje okullarında yargı kararlarına uyulmalıdır

Proje okullara müdür ve öğretmen atamalarının doğrudan Milli Eğitim Bakanı tarafından yapılması, Bakanın Türkiye’nin en gözde okullarına sınavsız olarak istediği öğretmen ve müdürü atamasının önünü açması ciddi sorunları beraberinde getirmiştir. Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı okulların büyük bölümünün müdürlerini kendi siyasal çizgisindeki insanlardan oluşturan bir bakanlığın “proje okulları” benzer bir mantık üzerinden belirlemeye başlaması bu okullarda çalışan çok sayıda öğretmenin başka okullara sürgün edilmesine neden olmuştur.

 Okullarda ve üniversitelerde soruşturma, sürgün, gözaltı ve cezalar hız kesmedi

 Okullarda ve üniversitelerde Eğitim Sen üyelerine yönelik olarak başlatılan soruşturma, sürgün, baskı ve cezaların en yoğun olduğu dönemlerden birisi yaşanmaktadır. Başta eğitim hakkı olmak üzere, temel hak ve özgürlükler konusundaki yıllardır ilkeli ve kararlı duruşundan taviz vermeyen üyelerimiz, kimi zaman tamamen iktidarın denetimine giren ‘yargı’ ve ‘hukuk’  kıskacına alınarak cezalandırılmak istemekte, kimi zaman da tamamen siyasi talimatlar ile sürgün kararları verilerek yıldırılmak istenmektedir.

Eğitim yöneticileri ile ilgili yargı kararları derhal uygulanmalıdır

MEB tarafından başından sonuna siyasal kadrolaşma operasyonu olarak gerçekleştirilen eğitim yöneticilerinin değerlendirilmesi, görevlendirilmesi ve görevden alınmasına ilişkin uygulamalarla eğitim yöneticilerinin değerlendirilmesi sürecinde çok sayıda okulda “adrese teslim” görevlendirmeler yapılmıştır. Sözlü sınav üzerinden yapılan atamalar ile liyakat ve objektiflikten yoksun olarak yapılan görevlendirmeler birer birer yargıdan dönmektedir.

Danışman öğretmenlikte siyasi ve sendikal referans olmamalıdır

Şubat 2016’da yapılması planlanan 30 bin yeni öğretmen için ilk kez ‘danışman öğretmen’ uygulaması hayata geçirilecektir. Ancak pek çok ilde öğretmen arkadaşlarımız danışman öğretmenlik için duyuru yapılmamasından şikâyet etmekte, isimlerin önceden bakanlığa bildirildiğini ifade etmektedir. Pek çok ilde okul müdürlerinin öğretmenlerin danışman öğretmen olma yönündeki taleplerini reddetmesi, eğitim yöneticiliğinde olduğu gibi, bu konuda da torpil iddialarını gündeme getirmiştir.

Diplomaya dayalı alan değişikli ve unvan değişikliklerinde yaşanan sorunlar çözülmelidir

Ataması yapılmayan öğretmenler ve yardımcı hizmetliler sorunlarına kalıcı çözümler bekliyor

Eğitim sisteminin yıllardır çözüm bekleyen sorunlarından birisi de sayıları 300 bini aşan ataması yapılmayan öğretmenler sorunudur. Bugüne kadar ataması yapılmadığı için bugüne kadar 41 işsiz öğretmen intihar etmiştir.

MEB bu atamaları gerçekleştirmek yerine ucuz, esnek ve güvencesiz ücretli öğretmen formülüyle bu ihtiyacı gidermeye çalışmaktadır. Bugün MEB bünyesinde 60 bine yakın ücretli öğretmen ayda 1000 TL ücretle güvencesiz olarak istihdam edilmektedir. Ataması yapılmayan öğretmenler sorunu en kısa sürede çözülmeli, ataması yapılmayan bütün öğretmenlerin atamaları somut bir plan dahilinde yapılmalıdır.

Eğitimin ve eğitim emekçilerinin yaşadığı tüm ekonomik, sosyal ve özlük sorunlar çözülmelidir

EĞİTİM SEN YARI YIL RAPORUNUN TAMAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ

siirtenöte

HENÜZ YORUM YOK

CEVAP VER